5 Haziran Dünya Çevre Günü: Çevre İçin Neler Yapabiliriz?

Daha temiz ve yeşil bir dünyada yaşamayı kim istemez! Ancak şu an tüm dünyada iklim krizi, plastik kirliliği, küresel ısınma, su fakirliği gibi geleceğimizi doğrudan etkileyen sorunlar gündemde. Tüm bu sorunları ortadan kaldırmak ise farkındalığı artırarak çevreyi korumaktan geçiyor. Bu yıl Dünya Çevre Günü’nde dünyanın geleceği için bir adım atmaya hazırsanız bu özel günün önemini ve çevreyi korumak için neler yapabileceğimizi incelemeye başlayalım. 

Dünya Çevre Günü Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Dünya Çevre Günü, aslında 1970’lerde ortaya çıkan küresel bir hareket. Bu hareketin başlangıcı ise 1972 yılında İsveç’in Stockholm şehrinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı ile başlıyor. 5-16 Haziran 1972 tarihleri arasında yapılan ve İnsan Çevresi Konferansı olarak da bilinen konferansın amacı ise çevre sorunlarına farkındalığın artırılması, çevrenin korunması ve geliştirilmesi konusunda eylem planına dair temel bir ortak bakış açısı oluşturmaktı.

Bu konferanstan sonra 15 Aralık 1972 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla 5 Haziran, Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi ve tüm dünyada çevre bilincini geliştirmek için hükümetlere ve kuruluşlara çağrıda bulunuldu. Ayrıca çevre sorunlarını küresel boyutta ele alacak bir örgütün kurulması için adım atılarak Birleşmiş Milletler’e bağlı UNEP (Dünya Çevre Programı) kuruldu. 5 Haziran da Dünya Çevre Günü olarak her yıl kutlanan, çevre sorunlarına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla çevrenin korunması ve iyileştirilmesi için çalışmaların yapıldığı bir güne dönüştü. 

Bir Kutlamadan Fazlası: Dünya Çevre Günü Kutlamaları

Dünya Çevre Günü, çıkış noktasından da anlaşılacağı gibi sadece bir gün olmasının çok ötesinde çevre sorunlarına çözüm bulmak amaçlı uluslararası farkındalığı ve eylemi artıracak bir hareket. Bu nedenle kutlaması da dünyanın geleceği için çevre sorunlarına çözüm bulmak üzerine oluyor. Her yıl UNEP tarafından Dünya Çevre Günü’nde çevre sorunları ve geliştirmeler için farklı bir tema belirlenerek herkesin bu harekete katılması çağrısı yapılıyor. 

Dünya Çevre Günü için UNEP, “Küresel Isınma, Çocuklar ve Çevre, Çöller ve Çölleşme” gibi farklı temalarda küresel hareketlere imza atıyor. Türkiye’de ise çevre bilincinin artırılması için 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı ve sonrasında Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Çevre Müsteşarlığı tarafından 5-11 Haziran tarihleri arası, Çevre Koruma Haftası olarak kabul edildi. Yani Türkiye’de Dünya Çevre Günü, Çevre Haftası olarak kutlanıyor. Çevre Koruma Haftası’nda da çevre bilincini artırmak ve çevre sorunlarına yönelik harekete geçmek için okullarda, televizyonlarda, gazetelerde konu ile ilgili farkındalık çalışmaları yapılıyor. 

Çevreyi Korumak için Neler Yapmalıyız?

5 Haziran Dünya Çevre Günü, küresel hareketin başlamasına öncülük eden bir gün. Ancak çevre bilinci ve çevreyi koruma duyarlılığı sadece bir gün değil, her gün dikkat etmemiz gereken bir konu. Hükümetler ile kurum ve kuruluşlar, Dünya Çevre Günü kapsamında bilinçlendirme çalışmaları yapsalar bile hareketin sonuç vermesi için bireysel olarak hepimizin adım atması gerekiyor. 

Sürdürülebilir bir yaşam için herkesin günlük hayattaki alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve dönüştürmesi gerekli. Çünkü çevreye duyarlılık sadece bir bilinçlenme değil, aynı zamanda bu bilinci bir harekete dönüştürmekle ilgili. O halde çevreyi korumak için neler yapabiliriz, hep beraber inceleyelim. 

Ulaşım Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin 

Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtların kullanılmasından kaynaklı ortaya çıkan sera gazı, iklim krizi için en büyük tehdit. Atmosferde yoğunlaşan sera gazı, ısıyı hapsederek küresel ısınmayı tetikliyor. Bu tehditi ortadan kaldırmak ise hem kurumların hem de bireylerin sorumluluğunda.

ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) sera gazı emisyonu nedenlerine dair yaptığı araştırmaya göre taşımacılık, %28 ile bu sorunun en büyük payını oluşturuyor. Ayrıca bir aracın yılda yaklaşık olarak 4,6 metrik ton karbondioksit saldığı belirtiliyor. Peki, bu soruna karşı bireysel olarak nasıl önlem alabiliriz? 

Trafikte sera gazı emisyonunu azaltmak için araba kullanımlarınızı kısıtlayabilirsiniz. Gideceğiniz yerler yakınsa yürüyerek ya da bisikletle ulaşım sağlayabilirsiniz. Eğer uzak yerlere gitmeniz gerekiyorsa da mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını tercih edebilirsiniz. 

Plastik Kullanımını Azaltın 

UNEP, her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastik atığın okyanuslara atıldığını ve bu duruma dur denilmezse 2040 yılına kadar bu sayının üç katına çıkabileceğini belirtiyor. Çünkü plastik kullanımı artış gösterdikçe plastik kirlilik de artıyor. Plastiğin geri dönüşümü için çalışmalar yapılsa da hala bir yılda üretilen yaklaşık 430 milyon plastiğin 280 milyondan fazlası atığa dönüşüyor. Bu duruma dur demek ise kullanım alışkanlıklarımızı değiştirmekten geçiyor. 

Market alışverişinizde poşetler yerine bez çantalar kullanmak, tek kullanımlık plastik şişe yerine kendi şişenizi edinmek, plastik kullanımını azaltmak için yapabileceklerinizden sadece birkaçı. Daha fazlasını öğrenmek için “Plastik Kullanımı Nasıl Azaltılır?” yazımızı okuyabilirsiniz. 

Evinizde Atık Yönetimi Yapın

Sıfır atık hedefine ulaşmak için atık yönetiminde bir sıfır atık hiyerarşisi bulunur. Bu hiyerarşinin basamakları, en çok tercih edilmesi gereken yöntemden tercih edilmemesi gereken yönteme göre sıralanır. Temel amaç, atık oluşumunu ortadan kaldırmak olsa da şu an sadece atık oluşumunu azaltma aşamasındayız. Bunu anlamak için çevremizdeki çöp kutularına ya da evimizden çıkan bir günlük çöpe bakmamız bile yeterli. Peki, atıklarımızı nasıl çevreye zarar vermeden yönetiriz? 

Sıfır atık hiyerarşisinde tercih edilmesi gereken atık yönetimleri; azaltma, yeniden kullanma ve geri dönüştürme olarak sıralanır. Bu nedenle ilk hedef tabii ki atık azaltmak. Tek kullanımlık ürünler ve hazır gıdalar tercih etme, ihtiyaçtan fazla alışveriş yapma ve buna benzer alışkanlıklarınızı değiştirerek atıkları azaltabilirsiniz. İkinci adım ise yeniden kullanma. Bir kavanozdan saksı yapma ya da eskimiş kıyafetlerinizi farklı bir formda değerlendirme, yeniden kullanım için yapabilecekleriniz arasında. 

Yeniden kullanamayacağınız atıkları ise geri dönüştürülmesi için ayrıştırın. Kağıtları, plastikleri, pilleri ve farklı atıkları birbirinden ayırarak atıkların türüne göre belirlenmiş çöp kutularına atabilir, atıkların geri dönüşümü için katkı sağlayabilirsiniz. 

Kısacası bireysel olarak atacağımız küçük bir adımın gezegenimiz için büyük bir etkisinin olduğunu unutmayın. Çevreyi korumak, çevresel sürdürülebilirlik anlayışını tüm hayatınıza entegre etmekten geçiyor. Sürdürülebilir bir yaşam hakkında daha fazla detay için “Sürdürülebilirlik Nedir?” yazımızı okuyabilir, yaşamınıza entegre edebileceğiniz farklı tüyoları “Günlük Hayatta Sürdürülebilir Yaşama Dair İpuçları” yazımızı okuyarak öğrenebilirsiniz.

MAPFRE Sigorta 

İpucuSağlık