Sosyal Medyanın Psikolojimize Etkisi: FOMO Nedir?

Sosyal medya sayesinde biliyoruz ki başka insanların hayatlarındaki gelişmeleri ve yaşadıkları deneyimleri, tek tıkla takip etmemiz mümkün. Artık hiç olmadığımız kadar başka insanların hayatları hakkında bilgi sahibiyiz. Ancak bu denli yoğun ve hızlı bilgi akışının psikolojimiz üzerinde etkisi büyük. “Peki, bu etki nedir?” diye merak ediyorsanız FOMO kavramı ile tanışmanın zamanı geldi. 

O halde gelin, sosyal medyanın ortaya çıkardığı bir kaygı durumu olan “FOMO nedir?” incelemeye başlayalım. 

FOMO Nedir? 

Açılımı Fear of Missing Out olan FOMO, kaçırma korkusu anlamına gelen bir kavramdır. Son yıllarda özellikle kripto piyasasında “FOMO etkisi” olarak kullanılan bu kavram, aslında insanların sosyal medya ile değişen psikolojik durumlarını açıklıyor. Kavramın popüler hale gelmesi de sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle başlıyor. “Peki, nasıl? diyorsanız hemen açıklayalım.  

FOMO kavramının yaygın bir biçimde kullanılması, 2004 senesine dayanıyor. Yani Facebook’un kurulduğu yıl ile FOMO kavramı da popüler hale geliyor. Sosyal medya araçlarının hayatımıza girişiyle daha yaygın hale gelen FOMO, hem kaygıyı tetikleyen bir şeyleri kaçırma algısı hem de sosyal bağlantıları sürdürmek için sürekli olarak sosyal medyayı kontrol etme davranışı olarak açıklanıyor. Kısacası insanların sosyal medya araçları ile daha çok etkileşimde olması pek çok fırsatı beraberinde getirirken aynı zamanda FOMO’yu, yani insanların hayatlarında önemli fırsatları kaçırdığına dair korkuyu da ortaya çıkarıyor. 

Ancak şunu belirtelim; kaçırma korkusu olarak tanımlanan FOMO, dozunda yaşandığı müddetçe aslında yeni şeyler deneyimlemek için uyarıcı bir his. Örneğin, sosyal medyada gördüğümüz bir etkinliği kaçırmamak için hızlıca plan yapmamız ve bilet almamız, yaşadığımız bu kaçırma korkusundan kaynaklı. Fakat FOMO, yoğun bir şekilde yaşanırsa bu durum hem duygusal hem de davranışsal açıdan olumsuzluklara sebep olabilir. 

FOMO Neden Olur? 

FOMO kavramının ortaya çıkışından da anlaşıldığı gibi kaçırma korkusunun oluşmasına sebep olan en büyük etken; sosyal medya. 

We Are Social 2023 verilerine göre bir kişi, günde 2 saat 24 dakikasını sosyal medyada geçiriyor. Sosyal medyada geçirilen bu sürede ise başkalarının hayatlarına daha yakından tanıklık edebiliyor ve ”Kimler nereye gitmiş?”, “İnsanların hayatlarındaki yeni gelişmeler neler?” gibi pek çok sorunun cevabına sosyal medyadan ulaşabiliyor. Ancak bu yoğun ve hızlı bilgi akışı, kendi hayatımızı sorgulamamızın ve buna bağlı olarak kaçırma korkusu yaşamamızın en büyük nedenlerinden biri. 

Sosyal medya etkisi ile ortaya çıkan FOMO sonucunda kişilerin kendi hayatlarını başkalarının hayatları ile kıyaslayarak olumsuz duygular yaşaması mümkün. Aynı zamanda kaçırma korkusundan kaynaklı kişiler, yeni gelişmeleri kaçırmamak için sürekli sosyal medya kanallarını takip edebiliyor. Yani artan sosyal medya kullanımı, FOMO’nun hem en büyük etkeni hem de FOMO ile ortaya çıkan bir davranış. 

Tabii ki FOMO’ya neden olan unsurlar, sadece sosyal medya kanalları ile sınırlı değil. Toplumsal baskı ve ani gelişmeler de kaçırma korkusunun daha yoğun bir şekilde yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle ani değişimlerin ve dalgalanmaların yaşandığı kripto piyasasında da yatırımcılar FOMO yaşayarak yatırımlarında yanlış kararlar verebilir. Kaçırma korkusu ile yapılan bu hatalara da kripto ve borsa piyasasında “FOMO etkisi” denir.   

FOMO’nun Tehlikeleri Nelerdir?

Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile popüler hale gelen FOMO, bir psikolojik rahatsızlık değil. Aslında sadece insanların yaşadığı kaygı durumunu açıklayan bir kavramdır. Ancak uzun süre kaçırma korkusu yaşayan bir kişide depresyon veya anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir kişinin FOMO yaşadığını anladığı an önlem alması oldukça önemli. 

“Peki, bu durumu nasıl anlayacağım?” diyorsanız kaçırma korkusuna sahip kişilerde gözlemlenen duygusal ve davranışsal değişimleri hemen sıralayalım: 

  • Sürekli olarak sosyal medyayı ve yeni gelişmeleri takip etmek  
  • Kaçırma hissinden dolayı sıklıkla üzgün, endişeli ve depresif hissetmek 
  • Konsantrasyon kaybı yaşamak 
  • Yoğun sosyal medya kullanımından ötürü sıklıkla fiziksel ve mental olarak yorgun olmak 

Yoğun kaçırma korkusundan kaynaklı ortaya çıkan tüm bu duygusal ve davranışsal tepkileri fark ettiğiniz an, psikolojik rahatsızlıklar veya yanlış kararlar gibi daha olumsuz durumlar yaşamamak için önlem almanız oldukça önemli. 

FOMO ile Nasıl Baş Edilir? 

Unutmayın ki FOMO, bir his ve bu hissi çeşitli yöntemlerle kontrol altında tutmak mümkün. Farkındalık, FOMO ile baş etmek için atabileceğiniz ilk adım. Daha sonrasında şunlara dikkat ederek yaşadığınız kaçırma korkusunu kontrol altında tutabilirsiniz: 

  • Hayatın sadece sosyal medyada görünenlerden ibaret olmadığını unutmayın: İnsanlar, genellikle sosyal medyada sadece hayatlarının heyecan verici ve iyi yönlerini paylaşırlar. Ancak herkesin hayatında yapması gereken rutin işler veya can sıkıcı gelişmeler bulunur. Sosyal medya kullanımı sırasında bu durumu, aklınızdan çıkarmayın. 
  • Sosyal medya kullanımını sınırlandırın: Artan sosyal medya kullanımı hem FOMO’nun nedeni hem de FOMO sonucu ortaya çıkan bir davranış. Bu nedenle sosyal medya kullanım sürenize dikkat ederek kaçırma korkusunu düşürebilirsiniz. 
  • Zamanınızı farklı etkinliklerle değerlendirin: Sosyal medyada vakit geçirmek yerine zamanınızı sizi tatmin eden ilişkilere ve faaliyetlere odaklayın. Böylece zamanınızı daha verimli bir şekilde değerlendirerek başkalarının hayatlarına daha az odaklanabilirsiniz. 

Kısacası sosyal medya kullanımınızı sınırlandırarak ve daha bilinçli bir sosyal medya kullanıcısı olarak FOMO ile baş edebilirsiniz. Ancak sosyal medya bağımlılığınız bulunuyorsa bu sınırlandırmayı planlamak ve uygulamak, sizin için zor olabilir. Sosyal medya bağımlılığını aşmak için uygulayabileceğiniz ipuçlarını öğrenmek isterseniz de “Çağımızın Hastalığı: Sosyal Medya Bağımlılığı Nedir?” yazımızı okuyabilirsiniz. 

MAPFRE Sigorta

İpucuSağlık